+ Cevap Yaz

Konu: Bir Aşk Masalı - Sabahattin Ali

  1. #1
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart Bir Aşk Masalı - Sabahattin Ali





    Bir zamanlar bir kadın hükümdar tarafından idare edilen bir memleket varmış. Halk burada melikesinden son derece memnunmuş. Çünkü bu genç ve çok güzel kadının yurdunun insanlarını bahtiyar etmekten başka bir düşüncesi yokmuş. Sarayında kapanıp oturacağı ve kendine eş olmak isteyecek yakışıklı şehzadeler isteyeceği yerde kış demez yaz demez memleketin dört bucağını dolaşır yüzünde keder halinde durgunluk gördüğü her vatandaşın gamına ortak derdine derman olurmuş. Çalışamayacak halde oldukları için zarurete düşenlere hazinesi dermansız illetlere tutulanlara yüreği her zaman açıkmış. Yurdun her yanına dağılmış olan memurların başlıca vazifesi bulundukları yerde hayatından hoşnut olmayan kimse bırakmamakmış. Buna kendi güçleri yetmezse hiç vakit geçirmeden melikeye bildirirler o da her işini bırakıp oraya yetişirmiş. Bunun için o memlekette yüzü gülmeyen insan yokmuş.

    Ama günün birinde melikenin sarayının tam karşısında genç bir derviş peyda olmuş. Sabahtan akşama kadar orada hiç ağzını açmadan bekler ortalık kararınca çekilip gidermiş. Kumral hafif dalgalı bir sakalının çevrelediği soluk yüzünde öyle dokunaklı bir ifade derin kara gözlerinde öyle içe işleyen bir hal varmış ki yoldan geçenler onun önüne bakır hatta gümüş paralar atmaktan çekinirler yere sessizce birer altın bırakıp giderlermiş.

    Her zamanki gibi seyahatlerinden birinden dönen melike sarayın önünde bu garip dervişi görünce yüzüne şöyle bir bakmış gözleri onun gözlerine ilişmiş sarayına girerken başmabeyincisine;

    ''Bu adamın bir derdi var sorun bakalım nedir?'' demiş. Başmabeyinci hemen dervişin yanına sokulmuş o memlekette insanları bir sözle bile incitmeye izin olmadığı için tatlı bir sesle;

    ''Derviş duruşun bakışın gamlı; içinde sakladığın bir kederin mi var?'' diye sormuş.

    Derviş gözlerini yere çevirmiş: ''Hayır'' diye mırıldanmış.

    ''Peki öyleyse neden yüzün gülmüyor neden burada bütün gün durup bekliyorsun? Bilirsin ki melikemiz yurdunda dertli insan bulundukça kendi de dertlenir içi rahat etmez. İstediğin neyse söyle çaresini ararız!''

    ''Hiçbir derdim hiçbir isteğim yoktur. Melikemiz üzülmesin!'' demiş.

    Başmabeyinci saraya dönüp bunları hanımına anlatmış sonra:

    ''Bilmem ama efendimiz'' demiş. ''Sesi hafif ve gamlı gülümsemesi acıydı''

    Melike:

    ''Olmaz'' demiş. ''onun bir derdi olduğu her halinden belli. Ne kadar acı güldüğünü ben sarayımın pencerelerinden gördüm. Belki derdinin büyüklüğü onun nutkunu tutuyor. Ama ben hiçbir vatandaşımın rahatsız edildiğini istemem bırakın durduğu yerde dursun. Yalnız bu akşam arkasından gidin bakın onulmaz illetlere tutulmuş bir hastası mı var para yetiştiremediği bir sevgilisi mi?''

    Derviş o akşam da önüne bir yığın halinde biriken altınları toplayıp alacakaranlığa gömülen sokaklara dalmış yürümüş yürümüş şehrin kenar semtlerine gelince altınları avuç avuç torbasından çıkararak buralarda oturan ve halleri vakitleri başka hemşerilerinden biraz daha düşük olan kimselere dağıtmış sonra şehrin kenarındaki küçük taş bir kulübeye girerek çorbasını pişirmiş sırtını duvara verip kalmış. Kulübenin penceresinde gün ağırıncaya kadar onu gözetleyen başmabeyinci uyuyor mu yoksa uyumayıp düşünüyor mu anlayamamış.

    Melike bunları duyunca büsbütün kederlenmiş. ''Memleketimde dertli bir insan var da ben ona derman olamıyorum''. düşüncesi içini bir kurt gibi kemirmeye başlamış. Kimseyi zorlamak kimsenin yaptığına ettiğine karışıp tedirgin etmek şanından olmadığı için dervişin sarayın karşısında durmasına ses çıkarmamış ama onun günden güne sararıp solduğunu gözlerinin daha derine kaçtığını gördükçe kendisi de eriyip süzülmüş. Kendisi de artık sarayının penceresinden ayrılmaz tül perdelerin ardında bütün gün dervişi seyreder ''Onun içini kemiren dert nedir acaba?'' diye kendini yermiş.

    Bir gün yine böyle perdelerinden arkasından bakarken dervişin siyah derin gözleri pencereye çevrilmiş. Bu gözlerdeki bitip tükenmez hasreti fark eden melike dervişin içini yakan derdi sezer gibi olmuş yerinden fırlayıp başmabeyincisini çağırtarak;

    ''Bu dervişi sarayıma getirin derdini kendim soracağım'' demiş.

    Derviş melikenin huzuruna çıkınca büsbütün sararmış. Gözlerini yerden kaldıramamış. Derdi sorulunca duyulur duyulmaz bir sesle;

    ''Hiçbir derdim hiçbir dileğim yoktur'' deyip susmuş.

    Ama melike bu kısa cevapla yetinememiş. Yumuşak tatlı adeta yalvarır gibi:

    ''Nasıl olur derviş?'' demiş. '' İnsanın içini bir dert kemirmeyince yüzü böyle solar gözleri böyle dalar mı? Belki gönlündeki dilek sana pek büyük pek erişilmez göründüğü için söylemekten kaçınıyorsun. Ama bilirsin ki benim yurdumdaki insanları bahtiyar görmekten başka hiçbir arzum yoktur. Haydi çekinmeden ne istediğini söyle. Dilediğin fakat elde edilmez sandığın şey uçsuz bucaksız bir zenginlik midir? Her gün önüne yığılan altınları arzularına göre çok küçük bulduğun için mi azımsayıp dağıtıyorsun? Eğer böyleyse söyle sana bitip tükenmez hazinelerimin yarısını hayır hepsini
    vereyim.''

    Derviş başını kaldırmadan sallayıp cevap vermiş:

    ''Hayır melikem hayır; benim böyle bir derdim böyle bir dileğim yoktur''

    Melike soluk yüzünde dolaşıp koyu kahverengi gözlerinde biriken bir kederle tekrar sormuş:

    ''Yoksa bir kadının idare ettiği bir memlekette yaşamak sana ağır mı geliyor da kendin mi bir devletin başına geçmek istiyorsun? Eğer böyleyse başına geçtiğin devleti benim kadar hatta benden daha fazla şefkatle dirayetle idare edeceğini biliyorum. Söyle memalikimin yarısı hayır hepsi senin olsun''

    Derviş başını kaldırmış hayır benim böyle bir derdim böyle bir dileğim de yoktur''

    Melike al dudakları solup titreyerek yerinden kalkmış bir adım yürümüş:

    ''Peki nedir istediğin derviş?'' demiş. ''Gençsin güzelsin gözlerinde doymamış bir hasretin ateşli bulutları dolaşıyor. Kendine layık gördüğün bir eş mi bulamadın? Memleketin en güzel kızları benim sarayımdadır. Söyle bütün cariyelerimi karşıma dizeyim en sevimlisini hayır hepsini al!''

    Bunun üzerine derviş gözlerini kaldırıp sonsuz bir hüzün içinde melikeye bakmış bakmış sonra sesi titreyerek;

    ''Hayır melikem hayır..'' diyebilmiş ama sesi boğazında düğümlenip kalmış.

    O zaman melike dervişin yüzüne uzun uzun bakmış baktıkça soluk yanakları al al renksiz dudakları nar gibi olmuş. Koyu kahverengi gözlerini bir ışık sarmış. Dervişinde yüzü kızardıkça kızarır gözleri yandıkça yanarmış. Bu sefer genç kadın gözlerini yere çevirmiş hafif titrek bir sesle:

    ''Anladım derviş'' demiş. ''içini yakan derdi yüreğini saran hasreti anladım. Ne istediğini biliyorum. Söyle o da senin olacak!''

    Derviş bunu duyunca yeniden sapsarı kesilmiş sonra yine kıpkırmızı olmuş. Birkaç kere bir şey söylemek ister gibi dudakları titremiş en sonunda ta yüreğinin içinden derin uzun bir ''Aaah'' çekerek olduğu yere düşmüş kalmış.

    Etraftan koşan mabeyinciler eğilip bakınca onun ölmüş olduğunu görmüşler. Dervişin yüzünde dille tarifi imkansız baktıkça gün ışığı gibi insanın yüzüne vuran bir saadet varmış. Başmabeyinci esefle başını sallayıp:

    ''Ne talihsiz adam'' demiş. ''Tam muradına ereceği anda öldü!''

    Gözlerini dervişin yüzünden ayırmayan melike:

    ''Sus!'' demiş. ''Ondan daha talihli insan var mı?'' Asıl bahtiyar bir ömür boyunca hasretini çektiği şeye kavuşan değil ona erişeceğini anladığı anda saadetin en yüksek noktasında bir ''Ah!'' diyerek düşüp ölendir.''

    Sabahattin Ali - Sırça Köşk Kitabından masallar...

  2. #2
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    Nerde böyle erkekler.




    “Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.”

    Mustafa Kemal ATATÜRK


+ Cevap Yaz

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •